Sevgili odyofil arkadaşlar merhaba,

Ben 56 yaşında İstanbul İ.T.Ü'den 1975 yılında mezun olmuş bir elektronik mühendisiyim (meslek hayatım elektronikle ilgili değil). Talebelik dönemi ve sonrasında amatörce Home Hi-Fi ile ilgili çalışmalarım oldu. Bunlar başlangıçta lambalı daha sonra transiztorlu cihazlar olup, zamanında kendimi tatmin ettiysem de sonuçta devamlı uyuşmayan birşeyler yaşadım. Daha sonraları kendi hoparlörlerimi de kendim yapmaya kalktım, konuyu abartıp ElectroVoice Concert Sound Reinforcement bas H.P. leri ve orta, üst ses Driver (titanium mambran) ve geniş açılı aynı markanın Horn'larını Amerika'dan getirtip, 6 kW'lık toplam 3 ayrı Power, öncesinde aktif Cross Over kullanıp three way bağımsız üç yollu hoparlörleri sürdüm. (Tabii haliyle salonun içerisinde yüksek Sound Pressure'dan dolayı serseme döndük). Daha sonraları seneler geçti ve yaş ilerledi, inatla konser (canlı performansın) duygusunun yüksek güçlerle hissedilebilineceğini savunurken sevgili kayın biraderim Sn. TUNCEL GÜLSOY'un israrı üzerine bir Cumartesi akşam üstü TİMPANİ denen yerde sevgili ADNAN ARDUMAN'la tanıştım ve her şey değişti bütün tabularım yıkıldı. Geçmişte yaptığım lambalı düşük güçlü cihazların özlemini duydum ve yeni evime kendisinde bulunan fiyat kalite performansını üst sınırlarda zorlayan ekipmanları aldım. Bunlar:

  • Mono blok iki adet ANTIQUE SOUND LAB HURRICANE POWER
  • Bir adet ANTIQUE SOUND LAB PASSIVE T2 PREAMP
  • Bir adet AH! Njoe Tjoeb REFERANCE CD PLAYER

Daha sonraları Pasif preamp'imi PRIMALUNA PROLOGUE THREE ile değiştirdim. Sebebine gelince: power ları doğrudan CD player le sürdüğümde duyduğum sesten pasif preamplinin devredeki haline göre daha fazla keyif aldım, kanımca cihazın içindeki oto trafo attenüatör gibi görev yaptığından haliyle mevcut reaktansının rolü olsa gerek (özellile bas frekanslarda).

Fakat bu değişime PrimaLuna'yı sistemde dinlemeden karar verdim. Değişiklik yapıldıktan sonra netice son derece başarılı oldu. PrimaLuna Three'nin devre şemasına baktığınız zaman (aynı zamanda içini de açıp baktığınızda) bu bu kadar olur diyorsunuz:

  • Miniatur twin triodlar (her kanalda ikişer adet) kendi bünyelerinde parallel çalışıyorlar bu High Transconductance sağlıyor .
  • Coupling, decoupling ve output capasitor'ları SOLEN (Fransız) ve Swellong marka fast ve polipropülen dielektrikli düşük toleranslı (% 5).
  • Devrede Buffer yok tabii ki negatif geri besleme de yok.
  • Çift DC besleme katı lambalı rectifier diotlar kullanarak sesin rengini farklı kılmış.
  • Kullanılan Toroidal trafo düşük manyetik alanıyla içeride bir rahatsızlık yaratmıyor.

Bence tek olumsuz yan (herkez için geçerli olmayabilir) volüm sonuna kadar kapalıyken kafanızı hoparlörlere yapıştırdığınızda çok az da olsa kaynaktan gelen sesi duyuyorsunuz. Bunun sebebi volüm potunun iki lamba arasında konumlandırılmış olması veya (doğrudan input selektörünün önünde değil) Flaoting earth prensibiyle birleştirilmiş devre sıfır seviyesiyle, ana şase toprağı üzerinden geriye dönüş olması.

Bunlar benim düşüncelerim tabii hepsi keyfe keder.

Asıl size anlatmak istediğim bunlar değil bunları her kullanan kendisine göre yorumlayabilir.

Konu WBT RCA connector mucizesi! Yukarıda anlattığım sistemin PrimaLuna ile Hurricane arası interconnect kablosu Adnan beyin verdiği ECOSSE SYMPHONY, fiyat kalite oranı makul çift iletkenli ekran blendajından bağımsız simetrik tasarımlı bir kablo. Bu kablonun sese olan katkısı daha evvel denediklerime göre en iyisi. Fakat zahiri ekranlı ses transfer kablolarında en rahatsız edici durum çevreden nem kapması. Tabii bu testler volüm sonuna kadar kapalıyken gene kafanızı hoparlörün üzerine dayayarak yapılıyor. Beni rahatsız eden fakat dinlemekte olduğum mesafeden kesinlikle algılanmayan bu Buzzer için yapmadığım cambazlık kalmadı:

1) Sistemin duvardaki prizlerine evin girişinden (dağıtım panosu çıkışı ilgili sigorta sonrası) bağımsız hat çekilmesi (faz, nötr, toprak üst izolasyon alü folyo artı blende);

2) Sistemin topraklaması için bağımsız 1,5 metrelik bakır çubuklar çakılması (evinkinden ayrı);

3) Duvardan çıkıp grup prizlere kadar olan mesafede üç canlı uç, üst izolasyon alü folyo artı blende bütün kablo 16'lık bakır boru içerisinden duvar çıkışına bağlı;

4) Her cihaz için Power Cable;

5) Tüm bunlar için bağımsız statik voltaj regülatörü ayrıca hat şartlandırıcısı (Line conditiner).

Fakat çoğu kişiyi rahatsız etmeyebilecek zırıltı kaybolmuyor .

Standart interconnect kablo kullandığınızda zırıltı 3 dB kadar zayıflıyor fakat hala orada:12 kasım Cumartesi Adnan beye gittiğimde kendisinden bir çift WBT-0210 Cu konektör (bakır gövdeli) ve WBT %4 gümüş alışımlı lehim alıp son çare olarak Hurricane'lerin girişlerini değiştirmeye karar verdim. Bir de cihazları açmışken giriş lambası twin triod 6SN7 nin ilk triodunun plate dekuplaj kondansatörü 22 MF ye paralel SOLEN 0.22 MF %3 fast bir condansatör paralel bağladım (büyük kondansatörün kayıplarını konpanse etmek için) ayrıca cihazın açma kapama düğmesinde olması gereken ve olmadığından kapatırken çıt pıt seslerini önlemek için bir de oraya 10 NF paralel koyup cihazları kapattım: SONUÇ OLAMAYACAĞI KADAR MÜKKEMMEL......ve ZIRILTI YOK !!!!!!!!

Açık konuşmak gerekirse, bu marka cihazı kullananlar için söylüyorum, zırıltı bende olduğu gibi belki daha pahalı kablolar kullandıklarından kendilerinde olmayabilir, fakat sesteki ilave coşkuyu tatmalarını tavsiye ederim. Burada sizlere sahnenin arkası karardı kemancı iki sıra öne geldi, basların gövdelenmesinden bahsetmiyorum, sesin detayından, tınısından, renginden söz etmeye çalışıyorum.

Ana fikir: şeytan detayda gizli, şimdi ben elimdeki bütün cihazların konektörlerini WBT ile değiştireceğim. Biraz bilgi aktarabildiysem ne mutlu bana. Hoşca kalın.

Selim Atamer

satamer@ormo.com.tr